Bu Ay ki Kitaplar
- Thyke 7
- Thyke Ankara
- Thyke 3
- Thyke 6
- Thyke Şiir
- Ana Thyke
- Thyke 11
- Thyke Ankara
- Thyke 6
- Thyke 3
- Thyke 2
- Ana Thyke
- Thyke 7
- Thyke 3
- Thyke Ankara
- Thyke İzmir
- Thyke Ankara
- Thyke 11
- Thyke Ankara
- Thyke 3
Kitaplık
- Thyke Ankara
- Thyke 3
- Thyke Ankara
- Thyke Ankara
- Thyke İzmir
- Thyke 4
- Thyke 3
- Thyke Ankara
- Thyke Çorum 2
- Thyke Ankara
Bozgun Odası
-
Kalemlik >> Bozgun Odası
Devamını oku...

"Çehov bir sanatçı olarak, önceki Rus yazarlarıyla, Turgenyev, Dostoyevski veya benimle, mukayese bile edilemez. Çehov’un kendine ait biçimi var; tıpkı empresyonistler gibi. Bakarsınız, hiçbir seçim yapmadan, eline geçen boyayı gelişi güzel sürüyor. Bu boyalar arasında hiçbir ilişki yokmuş gibi görünür. Ama bir de geri çekilip baktığınızda şaşırırsınız: Karşınızda parlak, büyüleyici bir tablo vardır."
Tolstoy
Uzak
-
Kalemlik >> Uzak
Devamını oku...

Yazım hataları ve Türkçe'nin doğru düzgün kullanılması ile ilgili serüvenimiz devam ediyor. Ne yazık ki dil için verdiğimiz bu savaşta, düşman ordusu daha kalabalık gibi görünüyor. BU hafta "aşevlerindeki" "yemek listelerinden" bahsetmek istiyorum. Şimdi ben "aşevi", "yemek listesi" deyince herkese bir garip gelmiş olabilir, bana da garip geliyor. Aslında pekala,
"Restoranlardaki menüler" diyebilirdim. Ya da "Lokantalardaki menüler"...
Bu daha kabul gören ve yadırganmayan bir kullanım olabilirdi. Restoran, Fransızca kökenli olup "restaurant" kelimesinden Türkçe'ye girmiştir, Lokanta ise İtalyanca kökenli olup "locanda" kelimesinden Türkçeye girmiştir. Menü de yine Fransızca kökenli "menu" kelimesinden neredeyse birebir kopyadır... Herneyse benim bugün bahsetmek istediğim kelimelerin kendisi ya da genel kabul görmüş bu kelimeler…
Bizden Haberler
- Ana Sayfa >> haber
NTV Kitap
Kitap Kokusu
-
Kalemlik >> Kitap Kokusu
Devamını oku...

Uzun bir aradan sonra, yeni çıkan kitaplar arasında neler var diye araştırırken gözüme Michael Ende'nin "Özgürlük Hapishanesi" isimli romanı çarptı. Eşime bu kitaptan bahsettiğimde "çok güzel bir kitaptır" yorumuyla birlikte bizde var olduğunu söyleyip kitabı önüme koyuverdi.
"Bitmeyecek Öykü'den" tanıdığım yazarın bu kitabını duymamıştım. Meğerse ilk basımını 1993'te yapan Kabalcı yayınevi Kasım ayında kitabı tekrar basmış ve böylelikle "Özgürlük Hapishanesi " yeniden raflardaki yerini almış. İçinde neler var diye şöyle bir incelemek için kitabı elime aldım ve bıraktığımda 8 öykünün ilki olan "Uzun bir yolculuğun sonu" isimli 70 sayfalık hikayeyi bitirmiştim.Yazarın hayalgücü ile anlatımındaki sadelik ve akıcılık beni o kadar etkiledi ki hemen arkasından kitaba ismini veren "Özgürlük Hapishanesi'ni" de bir çırpıda okuyuverdim.
Geçmişten günümüze, batıdan doğuya, Hıristiyanlık'tan İslamiyet'e uzanan yolcuğu anlatan öyküler sırasıyla:
Geç Kalan
-
Kalemlik >> Geç Kalan
Devamını oku...

ŞİİR VE ŞAİR - II
Şiiri bir ateş olarak değerlendiriyor Nancy Morejon.
Ve o ateş bütün dünyayı yakabileceği gibi şairide yakabilir. 1 Aralık 2009 Salı günü Cumhuriyet Gazetesi’nde çıkan, Cüneyt Göksu’nun Küba yazarlar Birliği Başkanı Nancy Morejon ile yaptığı röportaj üzerinde Şiir ve Şair üstüne başladığımız yazıya devam etmeye çalışacağım.
Renk Tayfı
-
Kalemlik >> Renk Tayfı
Devamını oku...

Bahar dalları açtı. Bahçelerin kıyısında sakin sakin yürürken gördüm. Herkes için baharın gelişini müjdeleyenler vardır ya benim için öncelikle bahar dalı, sonra da mimozalar...
Japonya’da da kiraz çiçekleri. 2010 Türkiye’de Japonya yılı olarak kutlanıyorsa eğer Sakura Zensen’den de konuşmak lazım ki şimdi tam zamanı. Martın son haftasında kutlanmaya başlayıp nisan sonuna kadar süren festivale Hanami diyorlar. Tüm Japonlar parklarda bahçelerde çiçek açmış kiraz ağacını görebilmek için merakla beklermiş. Öyle ki Japon Meteoroloji Müdürlüğü gün be gün açılış zamanını verir, güncellermiş ki halk kaçırmasın...

