| Yazar :Gülseren Budayıcıoğlu Çeviri: ---- Thyke Küme: Thyke -Çorum | Yayınevi : Remzi kitabevi Kitap Sahibi : Yüksel Toplantı Tarihi : Toplantı Yeri : Lila Kitaptan : Toplantı Notları: YÜKSEL: Kitabı çok beğendim. Gülseren hanım da tanrıyı benim gibi düşünüyordu. İnançlı insanlarla birlikte her şeyin daha kolay anlaşıldığını düşünüyorum. GÜLER: Hikayeleri sıradan okuduğumda kopukluk oldu, peş peşe okuyunca daha rahat ve güzel okudum. Eğer ikinci kitabı yazarsa her hikayeyi bitirince diğerine başlamasını tercih ederim. Kitabın kendisine gelince yazım dili güzel ve anlaşılır. Teknik ve zor anlaşılır değil. Aşağı yukarı her hikayede kendimden ve çevremden örnekler buldum. Kırık hayatlarda bende ortanca çocuk olduğum için kendimden çok şey buldum. Çorum’da ailemden uzak yaşadığım için bu sendromu daha rahat aşabildiğimi gördüm. Belki bilinçsizce halletmiştim. Tanrım ve ben diye bölümü iki oğluma da tavsiye ettim. İkisi de çok beğendi. Kitap çok güzel herkesin başucunda olması gereken bir kitap. HİKMET: Hemen hemen bütün hikayelerde kendimden bir şeyler buldum. Gülseren hanımın kendini hastaları için bir çok olayda özverili olduğunu gördüm. Cinini çıkardım da kesinlikle iyi olabilecek bir hasta değildi. Ama onu yaşamın içine soktu. Panik atak olayını ben yaşadım. Kalp çarpıntıları şeklindeydi. Ben o zamanlar yeni evli ve gençtim. Kalp doktorlarına ve dahiliye ye gitmiştim. Buna yönelik ilaçlar kullandım. Oysa şimdi keşke mümkün olsaydı da bir psikiyatriste gitseydim diyorum. Benim ve yakınlarımdaki birçok insanın ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Bunun yanında çok güçlü olduğumu, bir çok şeyi kendi kendime aşabildiğimi gördüm. Herkesin bir psikoterapiste ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. ELİF: Ben hikayeleri beğenerek okudum. Yazarı çok profesyonel buldum. Hastalarıyla çok ilgili fakat sonra hiç görüşmüyor. Ben bile kendimi o hastalarla arkadaş gibi hissettim. Her bireyin aslında ne kadar güçlü olduğunu ama güçlerini kullanmak için bazen profesyonel destek almak gerektiğini yoksa hayatın ne kadar zor olduğunu anladım. Ayrıca kendimi çok şanslı hissettim. NAZAN: Çok severek ve içim acıyarak okudum. Kendimizden bir şeyler vardı hikayelerde. Çöp apartman ve cinini çıkardım da annelerinin etkili olduğunu gördüm. Her şeyi kendi kendimize dert etmemeyi, içimize atmamanın doğru olduğunu düşünüyorum “ içime atıp kılıç oluncaya kadar dışıma atıp gülünç olayım” sözünün doğruluğunu anladım.psikologla hastaların konuşarak dertlerinden birazda olsa kurtulup rahatladığını görüyorum. Çocuklarıma daha sevgiyle yaklaştım. Zaten seviyordum fakat annelerin insan yaşamındaki önemini anlayınca çocuklarıma tavırlarımda daha dikkatli olmaya çalıştım. ÖZGÜR: Bu kitapta çok değişik kişiliklerde insanların hayatlarından alıntılar var. Herkesin belki çevresinde güvendiği bir sırdaşı olsa bir psikiyatra ihtiyacı olmayacak. Bana bir doktor hiç sırdaşın var mı diye sormuştu. Ona bunu birkaç defa denediğimi sonra vazgeçtiğimi söyledim. O ise kadınların birbiriyle dertlerini paylaşarak birçok sorunu hasta olmadan haletliğini söyledi. Gülseren hanım bu anlamda iyi bir sırdaş ve dinleyici. Kitaptaki hikayelerde diğer arkadaşlarımın da söylediği gibi çevremdeki kişilerden bölümler gördüm. Bu kitabın birçok insana yararlı olabilecek bir başucu kitabı olduğunu gördüm. BİNNUR: Kitapta insanların ne durumda olduğunu görünce yaşamımızın ne kadar değerli olduğunu anladım. Örnek çöp apartmanı yanlışın farkındalar ama ellerinde değil hiç bir şey yaşayamıyorlar. Kısmen kendi hayatımızdan örnekler var. Çocukluğumuzun, çevremizdeki insanların, yaşadıklarımızın iyi kötü olarak göstermiş. Kesinlikle doktorlardan çekinmeden işin başında kendimizi kurtarmalıyız. Ayrıca her bir hikayede farklı mesajlar veriliyor. Örneğin estağfurulahtaki adam öfkemizi içimizde tutmamalıyız mesajı veriliyor. FİGEN: Severek okudum. Suçluluk duygusunun insanlarda ne büyük yaralar açabileceğini gördüm. İnsanların mümkün olduğunca kendi önceliklerini diğer kişileri ezmeden yaşamaları gerektiğini düşünüyorum. Ve sorunların büyüdüğünü fark ettikleri doktora başvurmaları gerektiğini anladım. |
|