arrowAnasayfa arrow Kitaplık arrow Romantika Pazar, 20 Temmuz 2008  
 
Thyke Ana Sayfa
Thyke Etkinlik Takvimi
« < Temmuz 2008 > »
P P S Ç P C C
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
Thyke Etkinlikleri
Etkinlik yok

Romantika E-posta
Yazar : Turgut Özerkman

Çeviri: ----

Thyke Küme: Thyke - SevSample Image

Yayınevi : Bilgi Yayınevi
Kitap Sahibi : Aylin
Toplantı Tarihi : 14 Eylül 2005
Toplantı Yeri : Ortaköy                          

Kitaptan : 14.09.2005

Aylin:

Bu kitaptan önce yazarın ‘Korkma İnsancık Korkma’ kitabını okumuştum. Ensest bir ilişkiyi işliyor olmasına rağmen beğendim. ‘Korkma İnsancık Korkma’da ‘Canımu’ kelimesi bende iz bırakmıştı. Romantika’da ‘ Azuri’ kelimesi iz bıraktı. Akıcı, değişik, konusu gerçek veya değil ama kimine göre ‘cız’ denilebilecek konuları güzel ifade eden bir roman.

Ayşenur:

Romanın kurgusu bana çok tanıdık geldi. Şifreler, senede bir gün buluşmalar, Ediz Hun - Belgin Doruk filmlerini hatırlattı. Çocukların anne ve babalarını anlayabilmesi ve hak vermesi bana ‘Nefes nefese’ romanını hatırlattı. Yazar zaten romanının film olması için Atıf Yılmaz ile çalışıyormuş. Roman kahramanlarının tüm duyguları sakin sakin ve bilinçli yaşaması ile çağımızın hızlı temposu arasındaki farkı çok güzel aktarmış. Bu romanda ‘safalak’ kelimesini çok sevdim.

Meltem:

Seyrek görüşmeler aşkı çok uzun süre yaşatıyor. Uzaktan uzağa bir ilişkiyi 27 sene sürdürmelerinin nedeni de bu. Birlikte 24 saat geçirmek ilişkileri bozuyor. Romanı okuyunca annemin ve babamın böyle bir aşkı var mı diye düşündüm. Ayrıca, benim çocuklarım beni araştırırsa nasıl olurum diye kendimi sorguladım.

Elvan:

Bu romanı 3 sene önce okumuş ve beğenmiştim. ‘İstiridye hayatta bir kere inci yapar’ dan yola çıkarak hayatta aşk bir kere yaşanır bana ters geliyor. Bu romanı diğer kitaplarından daha farklı bir tarzda yazmış. ‘Çılgın Türkler’den sonra bence en iyi kitabı.

Işıl:

Bir gecede okuduğum, okuma esnasında beni çok güzel sürükleyen bir kitaptı. Sevdim. Kocama söylenmemeye ve gülümsemeye karar verdim. Bir çocuğun babasını mutlu etmek için kendi kız arkadaşını ayarlamaya çalışması beni çok etkiledi. Aile içi yıpratmaların boş olduğunu anladım.

Nur:

Bir gecede okudum. Romantikadan önce ‘Çılgın Türkler’i okuduğumdan dolayı, yazara saygım sonsuzdu. Çok büyük bir zevkle okudum. Evlilikte eşler bu kadar prototip olmamalı diye düşündüm. Kitabı sevdim. Bana iyi geldi.

Vasfiye:

Kısa bir roman olup, çabuk bitmesi hoşuma gitti. Evlilik olmayınca birbirlerini çok güzel gören bir ilişkiyi yaşadılar. 68 kuşağı cinsel ilişki ile yıpranmamış. Bir erkek ne ister diye düşündüğümde, romanın erkek olan yazarın bir fantazisi olarak algıladım.

Serpil:

Çabuk okudum. Niye birleşmediler diye çok düşündüm. Beş sene bir arada bulunmamak sonucu nasıl değitirir diye düşündüm. Babam ve kayınpederim ile ilgili hiç bir şey konuşmadığımı hissettim. Hayatı mutlu yaşamak için bizde mi fantazi yapmalıyız diye düşünüdüm. Bazı hisleri tutmak mı, yoksa üstüne gidip sevmek mi? Heyecanı yitirmemek mi gerekli?

Meral:

Kızı babasının aşk yaşadığını hiç düşünmemişti. Kızı anne ve babasının evlilikleri boyunca babasının neşesizliğini hiç sorgulamıyordu. Annesinin de anılarını hiç bilmiyoruz. Özel hayat özel kaldığı sürece daha gizemli. Ama, kızı babasının bir özel hayatı olduğunu öğrenince çok mutlu oldu. Evliliklerde eşlerin kıymeti bilinmeli. Emek verdikçe sevgi büyüyor.

Neşe:

Roman akıcı ve anlatım tarzı ile bana bir senaryo gibi geldi. Aslında yazar, üniversitelerden uzaklaştırılmış öğretim üyeleri ile o dönemin evlilik kurumuna bir bakış getirmiş. Roman kahramanı erkek, sevdiğine sürekli ‘kızım’ diyerek öğrenciye olan özlemini, kadında ‘hocam’ diyerek bir dış hayata olan ihtiyaçlarını ifade ettiler. Yazar 70-80-90 lı yılların gençlik tiplerini açıklamak istemiş. Sevgili ile metres ilişkisinin farkını bizlere hissettirmeyi hedeflemiş. Bu romandan sonra, annemin ölümü ile babamın hayatında oluşan boşluğu nasıl doldurmam gerekir diye bir kez daha düşündüm.

Sacide:
Kitabı beğendim.Özellikle söz oyunları hoşuma gitti.Zaman zaman tekrarlar sıkıcı geldiyse de kitabın iletişim problemlerine ve kuşak farklılıklarına yer vermesi kızımla ilişkimi tekrar gözden geçirmemi sağladı.

Yeşim:
Kolay okunabilir bir kitap.Kurgusu hoşuma gitti.Kitabın sonunda herkes alışıldığı gibi kahramanların kavuşamayacağını ya da birinden birinin öleceğini beklerken mutlu sonla bitmesi güzel. Yazar burada hayatta zaten yeterince mutsuzluk olduğunu asıl trajik olanın bu olduğunu belirtiyor. Kitabın en hoş yanı bu bence.Ayrıca kitabın bir çok yerinde şiir tadı aldım, çok hoş imgeler kullanılmış.

Durmuş:
Romanın kahramanına sempati duydum.Sığ bir evlilik yaşamasına rağmen,ideal aşkı da yaşıyor.

Pınar:
Her ne kadar sürükleyici bir kitap olsa da kopuk kopuk anlatım ve yüzeysel olması nedeniyle kitabı beğenmedim. Roman kahramanı Doğan Hoca’nın içindeki çelişkilerin ve eşinin duygularının da anlatılması romana ruh katabilirdi.

Zeliha:
Kahramanlar uç noktalarda. Biri mutlak iyi,diğeri mutlak kötü olarak verilmiş; bu da gerçeklikten uzak ve abartılı.Başlangıçta Arzu’ya yüklenen kişilik ile sonradan oluşturulan kişilik arasında çelişki var. Üniversite eğitimi almış bir kızın aşkı algılayışını basit buldum.

Yılmaz:
Kahramanlar yanlış zamanda evlenmiş. Romanın geçtiği dönemde boşanmalar fazla olmadığı için buna cesaret edemiyor. Gizliliğe sığınarak bir mutluluk yaşamışlar. Babanın bir tek küçük kızı ile yakın ilişkisi olmuş.

Nükhet:
Kitabı çok çabuk okudum. Kitap çok fazla görüşmeyen bir baba kızın ilişkisini anlatıyor,ancak bu görüşme kaliteli . Kitapta aşkın tarifi çok güzel yapılmış. Kitabın sonucu çarpıcı. Boşanma niye düşünülmemiş sizce?

Ümran:
Düzenlerini bozmak istemediklerinden bence.

Durmuş:
Hoca boşanmayı düşünmemiş, çünkü iki çiftinde eşleri ile ilgili problemleri yok.

Zeliha:
Hoca pasif bir adam, bu durumu kabullenmiş.

Ümran:
Bence kitapta aşk yok.Ben birkaç aşk tasvirinden ve bir iki şiirden başka bir şey bulamadım. Doğan bey silik, pasif yaşayan biri, Arzu’da başta masum bir kişilik sergilerken sonradan Doğan Bey’in cinsel dürtülerini uyandıran bir kişilik şekline dönüyor. Kitapta anlatılan Şirin 80 li yılların genç tipi değil. Arzu ile ilk tanıştıkları zaman evlenmiş olsalardı böyle bir aşk olmazdı. Masum bir aşk anlatılmaya çalışılmış ama olmamış. Kitapta tiyatro tekniği kullanılmış. Bununla beraber bazı betimlemeler çok güzel.

Zeliha:
Arzu başlangıçta elini bile tutturmazken sonraları tabloları canlandırarak şov yaptı. Bu çok uç noktalarda bir kişilik

Durmuş:

Hocanın başka birine aşık olması çocuklarına karşı ilgisiz olmasını gerektirmez. Çocuklarına karşı daha ilgili olabilirdi.

Zeliha:
Kitabı bir yazar gözüyle okudum.bence bu kitap çağdaş bir aşk masalı. Ancak bu kitapta bol bol çelişki var. Bu romanda anlatılanların çoğu gerçek dışı, toplumca gerçekçilikten uzak, ancak keyifli bir kitap, fazla bir derinliği yok

Sena:
Kitapta yüzeysel bir savaş var, çok tat bırakmayan okuması kolay bir kitap. Bazı betimlemeler çok güzel. Toplumca kabul görmeyen bir olayı çok güzel bir şekilde anlatmış.

Durmuş:
Bu bir masal değil, toplumda sıkça yaşanan bir olay,bu yüzden gerçekçi bence.
 

 
< Önceki   Sonraki >

 

SON OKUDUKLARIMIZ
Thyke Ziyaretçi Sayacı
thykethykethykethykethykethyke
ThykeBugün14
ThykeDün127
ThykeBu Hafta1146
ThykeBu Ay3342
ThykeToplam17119
 
Yukarı

©2004 [thyke] Tüm hakları saklıdır. Joomla kullanılarak geliştirilmiştir.

Kod geliştiricisi

www.benimrotam.com