arrowAnasayfa arrow Kitaplık arrow Üç Kadın, Üç Mektup, Üç Evlilik Çarşamba, 23 Temmuz 2008  
 
Thyke Ana Sayfa
Thyke Etkinlik Takvimi
« < Temmuz 2008 > »
P P S Ç P C C
29 30 1 2 3 4 5
6 7 8 9 10 11 12
13 14 15 16 17 18 19
20 21 22 23 24 25 26
27 28 29 30 31 1 2
Thyke Etkinlikleri
Etkinlik yok

Üç Kadın, Üç Mektup, Üç Evlilik E-posta
Yazar : İlkim Öz 

Çeviri: ----

Thyke Küme: Thyke - Çorum

Sample Image

Yayınevi : Altın Kitaplar
Çeviren :
Kitap Sahibi :
Toplantı Tarihi :
Toplantı Yeri :Lila               

Kitaptan : Toplantı Notları:

Deniz:

Adıyla birebir özdeş bir roman. İlk iki karakter birbirine çok benziyor.Kadın her zaman ayakta duran güçlü bir karaktere sahip olmalı. bu özelliklerin ilişkilerini yürütmek ve hayatını devam ettirmede gerekli olduğuna bir kez daha inandım. Zaman içerisinde evliliklerde kişilerin bir noktada buluşup , ona göre kararlar almasıyla devamının geleceğini gördük.İlk ikisinde evliliğin bitiş nedeni zayıf karakterli , kırılgan,hassas kadınlar. Roman sade ve kolay bir üslupla yazılmış, okunması kolay.

Nilgün:

Çok kolay okuduğum bir kitap, Çok da etkilenmedim. Bu romanda kendimi hiç özdeşleştiremedim. Kadının sesi programlarını izlemiş gibi oldum. 1.hikayede kadın karakter boşandı gibi, 2. hikayede Seher sonunda intihar etti gibi , 3. hikayede evliliğini kurtarmış gibi geldi .Aşk aşk , her şey aşk değildir. 3.hikayede Hakan’ı çok sert buldum.

Sibel:

Kitabı çok kolay okudum; 3 kadın tiplemesi bana yetmedi. Hepsinde ufak tefek şeyler bulsam da hiçbiri bana tam olarak uymadı. İlk hikayedeki kadın bana çok hayalci geldi. Erkekler eşi,işi ve aşkı bir arada yürütemiyorlar. Hikayedeki bu vurgulara hak veriyor, destekliyorum. Erkek ve kadınlar evlilikten farklı şeyler bekliyor. 2. hikayede mutsuz ve yalnızlıktan korkan bir kadın sözkonusu. Yalnız kalmaktansa ölmeyi tercih edebilecek kadar zayıf karakterli bir kadın . Yalnız bu tip kadınlar toplumumuzda çok fazla. Çocuklarımızı yetiştirirken kız olsun, erkek olsun sağlam karakterli ve her ortamda kendi ihtiyaçlarını karşılayabilecek ölçüde kendi ayakları üstünde durabilecek özellikte çocuklar yetiştirmeliyiz. 3. hikayede ise evliliklerde karşılıklı olarak kişiliklerimizi değiştirmeye çalışmadan ve eşimizi olduğu gibi kabul edersek evliliklerin daha sağlam temellere oturacağını düşündürtüyor. Bütünüyle beni derinden etkileyen bir karakter ve hayat yok.

Gülsüm:

Sorunlu evliliklerin kurtulması için terapinin şart olduğunu , bunun yanı sıra sabır ve maddi güç gerektiğini anladım. Türkiye şartlarında terapiye çok başvurulmuyor. Seher ‘in sürekli dayak yemesi beni etkiledi. Kadın programlarını izlerkenki bir şey yapamama ve iç sıkılması duygusunu yaşadım. 1. hikaye beni sıktı. Belki hepimiz evliliklerimizde bu tür sorunları yaşayıp, çözümler bulup atlatıyor olabiliriz. Ev ve evlilik sorunluluğunu ayırmak gerekliliği gerçekten çok doğru bir kavram. Erkek annelerinin çocuklarını yetiştirirken , son hikayedeki kahramanı göz önüne almaları gerek.

Emine:

1.hikayede sorun aşk değil, kızın kendi kafasında çözemediği bazı şeyler var. 2.hikayeyi okurken sinirlendim ve öfke duydum. Dayak ve küfür beni çok öfkelendirdi. Şu da bir gerçek ki ; toplumumuzda bu olaylar çok var. 3. hikayede güçlü bir kadın karakteri var, ayrıca zeki bir kadın, bu benim çok hoşuma gitti. Eşini bir şekilde ikna ediyor. Alışmışlık ve bağımlılık bırakıp gitmeyi engelliyor. Herkes eşini olduğu gibi kabul etmesi gerekir ki ilişkiler yürüyebilsin. Kızımı çok güçlü ve kararlı bir insan olarak yetiştirmem gerektiğine daha çok inandım.

Ebru:

Kitabın kapağını görünce ve okuyunca hayal kırıklığına uğradım, beklentilerimi karşılamadı. Hiçbir öyküde kendimi bulamadım. Seher ‘e çok sinirlendim; onu hiç anlamadım, muhtaç olmadığı halde dayak yemeye devam edip oturması beni çok sinirlendirdi. Özellikle dayak olayına çocuğunu tanık etmesi çok gereksiz ve bunu hiç anlamadım. Diğer hikayelerde işine ve hobilerine düşkün olan erkeklerin eşlerini ve çocuklarını ihmal ettiğini görüyoruz.Eşleri ve çocukları her şeyi temsil etmiyor. Ama kadınlar için daha farklı; onların hayatı eşleri ve çocukları. En büyük fedakarlığın kadına düştüğünü düşünüyorum.

Öznur:

Hayal kırıklığı yaşadım, hikayelerin birinde kendimi bulacağımı düşündüm, ama bulamadım. Okumak zevkli gelmedi. Seher’in hikayesi beni etkiledi. Deniz ile Hakan ‘ın çatışmaları bana tanıdık geldi. Kanımca ; kadınlar biraz alttan almadıkça ilişkilerin yürümesi zor. İlk hikayadeki aşk bana pek gerçekçi gelmedi. 2. hikayedeki kadının dayak yemesi, daha doğrusu bunu kabul edip . oturması bana manasız geliyor.

Yeşim:

Genel anlamda halkın sorunları için terapiye gitmesi yönünde bir yol gösterici. 1. ve 3. öykü bana tanıdık geldi. Her evlilikte alışma dönemi, uyum dönemi var diye düşünüyorum. Evliliğim ile ilgili hala sorguladığım bazı şeyler var ve bu konuda yalnız olmadığımı düşünüyorum. İlk yıllarımızdaki sorgulama ve bunu eşe yansıtma olayı azaldı. Evlenirken eş tarafından hoşa giden karakter özellikleri evlendikten sonra eşin gözüne batabilir ve kabul etmeyebilir.

Füsun:

İlk hikayede aşka aşık , uç noktada yaşayan bir kadın var. Erkekler kendini işe kaptırıp , hayatı kaçırıyorlar. Aşık olduğu kocası değildi, sonlarına doğru birkaç noktada kendimi yakaladım. 2. hikayede Seher beni şaşırtmadı. Türkiye’ de birçok kadın bu halde aciz. Kendine destek çevresinde birçok insan olmasına rağmen aşığım diyor, ama aşık değil, aciz. 3. hikaye de birinciyi andırıyor. Sonuçta mutlaka uzlaşı yolları aranmalı ki mutlu olunabilsin. Çok zevkle okumadım.

Nesrin:

İlk öyküdeki kadın hayal dünyasında. Her şeye sahip , ama mutsuz ve aşkı arayan bir tip. Evliliklerde hoşgörü ,sevgi ve saygı olursa daha mutlu olunur. Sonuçta kendi takıntıları yüzünden mutsuz bir kadın oluyor. 2. hikayede evliliğini devam ettirmek adına hayatını hiçe sayan ve çok hoşgörülü bir kadın var. Bu davranışları ile kendini çok güçlü hisseden kocasını yok ediyor ve kaçışa itiyor. Kadın için en önemli olan şey kocası değil kendi olmalıydı. 3. öyküdeki karakter eşiyle zıt kutuplarda bulunan ve evlilikte dengeyi sağlamaya çalışan bir kadın. Çok titiz bir erkek ile dağınık bir kadın nasıl bir arada olabilir diye de düşündüm zaman zaman. Sonuçta ortak bir noktada buluşmamaları için bir sebep yoktu.
 

 
< Önceki   Sonraki >

 

SON OKUDUKLARIMIZ
Thyke Ziyaretçi Sayacı
thykethykethykethykethykethyke
ThykeBugün141
ThykeDün114
ThykeBu Hafta395
ThykeBu Ay3849
ThykeToplam17626
 
Yukarı

©2004 [thyke] Tüm hakları saklıdır. Joomla kullanılarak geliştirilmiştir.

Kod geliştiricisi

www.benimrotam.com