| SAADET: Kitapta ismindeki gibi aşk yok. Olayların yeni ve eski zamanlarda gecmesi hoş. kitapta son yok, sonu havada kalmış. Uslubunu beğenmedim. Herkesin yazabileceği tür bir roman. HÜSEYİN: Türkçe acısından zaafları var. Yöresel kullanımları var. Kitabı okurken ıstırab cektim hiç beğenmedim. SANİYE: Aşk gitmekle kalmakla ilintilidir, sevgi değil. 23. sayfa 2. paragrafda gecen 'falan söz eder' gibi falan ve ama sözcükleri cok kullanılmış. Edebi yönden hiç beğenmedim. Kardeşine manyak diye söz ediyor, kardeşinin hiçbir manyaklığını hissedemedim MELTEM: Kitap ismiyle uymuyor. Yazar kitabın ismini imaj olsun diye koymuş. Akıcı bir dili var. Eskişehiri güzel anlatmış. Eskişehire gitmek istedim mekan anlatımları çok net. Kitap cok satmış konuşulduğu kadar iyi bulmadım. Kurgulaması güzel. Kitabın sonuna doğru Ardanın neden annesine geldiğini öğrendim. Konu çok basit(hayal kırıklığı). Böyle basit bir konuda kitap yazıp bu kadar satış yapmak gercekten büyük başarı Tuna Kiremitçiyi tebrik etmek lazım. Kitap okumayanlar icin iyi bir kitap. SERAP: İstanbulu ve Eskişehiri çok güzel anlatmış. Kitabın isminden aşk var gibi görünüyor ama yok. Anne baba evi sıcaklığı hissettirilmiş HAKAN: Edebi yönden kötü. Tad almadım. Kavram kargaşası. Yazar bilinçli olarak kitabın sonunu yazmamış. OYA: Kitap psikolojik olarak değerlendirilirse güze.l Annenin kızıyla ve oğluyla ilişkileri, kızın çocuğunu yitirmesiyle anne evine dönerek kendini bulmaya çalışması, platonik olarak kalan aşkını yaşamında bir yerlere oturtmak istemesi ve kitabın sonunda aşkının çocuğuyla tanışması ona bu konuda görev verilmesi duygu yüklü bir konu. |