| Yazar : Oya Baydar Çeviri: ---- Thyke Küme: Thyke - İzmir 
| Yayınevi : Can Yayınları Çeviren : Kitap Sahibi : Toplantı Tarihi : Toplantı Yeri : Kitaptan : Toplantı Notları: OYA: Kitapta her şeyi bıraktım,bırakmadığım tek şey bıraktıklarımdan arta kalan zenginlik cümlesinden çok etkilenmiş.Kedilere artık farklı bir gözle bakıyorum.Kitapta kedi yoluyla insanları irdeliyor.Sürgün insanlarla yaşayan kediler.Çok beğendim.Değişik yaşamlar ve mutsuz insanlar.Sonu çok duygusal.Kediler hayatın anlamı ne diye sorduğunda bitti.İnsanlar cevabını bilmediği soruları soruyorlar kendilerine ve başkalarına.Eleştiri nereye kadar olmalı diye sordum kendime.Acımasız olmamalı.İnsanları bu acıları yaşamasının nedeni yöneten ve yönetilenlerin olması.Bu nedenle insanlar mutsuz.Oysa kedilerin dünyasında bu yok.Kedilerin hayatına neden insanlar müdahale edip ameliyat ettiriyorlar.Günün birinde kedi beslersem asla buna izin vermem. MELTEM: Kedileri hiç sevmezdim.Bu kitabı okuduktan sonra seviyorum.Okuduğumda inanamadım.Tarzı çok farklı çok sevdim.Yazar kendisi de zor bir yaşam geçirmiş.Yazara hayran oldum.Bu tarzda başkaca güzel kitaplarda yazılabilir diye düşündüm.Dille ilgili bazı hatalar var.Nina Geceye mektup yazıyor.Bir karışıklık var.Düşünde Nina diyor. Harf yanlışlıklarıda çok.Yayınevi hiç düzeltme yapmamış.Hayatı çözümleyen cümleler var.Soru da yanıtda hayatın kendisi.İnsanlar nezaman hayatı sorgulamaya başladılar ozaman mutsuz oldular.Yılbaşında ne oldu çözemedim.Kızıl yıldız var yıldızın ruhuna fatiha okundu. SAADET: Kitabı çok sevdim.Daha önce bu tarzda bir kitap okumadığımdan çok ilginç geldi.Ben okurken çok duygulandım.Çünkü benim ailemde de bu sıkıntıları ve acıları çeken yakınlarım var.Bende yaşadığımdan çok etkilendim.Tekrar okumak istiyorum.Bence iki kez okunması gereken bir kitap.Ya da ben öyle istiyorum.Ama biraz zaman geçtikten sonra tekrar okuyacağım. SANİYE: İlginç bir kitap.Hayvan anlatımlı bir kitap daha vardı.Bu kitapda 10-15 yıllık bir süreç anlatılmış.12 Eylülle birlikte ülkelerinden ayrılmak zorunda bırakılan insanların hayvanların gözünden anlatılması.Çözümlemesi gereken birçok hesaplaşma var.Küçük insanların birbirlerini algılayışları,yşamı ve düzen sorgulama,göçmenlik.uygarlığı sorgulama var.Hayvan insan ilişkileri.Ülkelerin eğitim ve iş politikaları var içinde.Çok beğendim. Çok felsefi bir kitap.Yaşamı sorgulamak ben kimim ne yapıyorum sorularını kendimize sormayı vermeye çalışmış.Tez filozoflar sadece dünyayı değişik biçimde yorumlamakla yetindiler.Sözkonusu olan değiştirmektir.Bu felsefeyi bilmek gerekir okumak ve öğrenmek gerekir.Bunu herkese öneriyorum. MÜGE: Dibi incecik kumdan bir denizde yürürken ağımıza takılan yosunlar, hatta arada batan taşlar hatta hatta deniz kestaneleri nasıl canımızı acıtır keyfimizi kaçırır, işte öyle bir şeydi bu kitabı okumak benim için. Kurgusu, konuyu işleyişi çok hoş. Hayatın tadını çıkarabilmek – belki de hayatın anlamını çözebilmek- için minik ip uçları, bir ideolojinin ince bir işleyişle romanın içine serpiştirilmesi, duyguların ve düşüncelerin hissettirilebilmesi kitabı zevkle okumamı sağlayan unsurlar. Bazı benzetmeler çok hoş (Yumruk yemiş boksör suratlı köstebekler..). Ancak dilbilgisi hataları, betimlemelerdeki bazı farklı yorumlar ve özellikle kahramanların isimlerindeki karışıklıklar okurken aldığım hazzı sürekli böldü. Bunun için kızgınım. Hata nerede ve kimde bilmiyorum ama böyle büyük bir yayınevinde basımdan önce yazım hatalarının kontrol edilmiş, son durumunun da yazar tarafından tekrar gözden geçirilmiş olması gerektiğini düşünüyorum. Rahatsızlık duyduğum bazı yerlerden örnekler vermek istiyorum: 1- 69 Sy. 1. Prg. “ Artur’un yüreği aylardır duymadığı......” ( Yoldaş’ın yüreği olacak) 2- 88. Sy. 2. Prg. 4. Satır ; “ Kimisi de o kadar değiştiler” 3- 93. Sy. 1. Prg ; “Kentimi takdim etmeme....” 4- 95. Sy. Sondan 2. Satır “ Çok uzak bir yerlerde” 5- 109. Sy 5. Satır ; “ Çok güçlü............diye düşündü Nina” (Gece olacak) 6- 185. Sy. ‘Hayır’ la başlayan prg. ; “ Yarım ayın içine oturmuş Pierro” (Hilalin içine oturmuş) Ben bir eleştirmen değilim, hatta iyi bir okuyucu olduğum bile söylenemez. Başta da dediğim gibi bunlar beni rahatsız eden hususlar. Bunları sizlerle toplantımızda paylaşacağız ancak gönlümden geçen öncelikle yazarın sonra da yayın evinin bundan haberdar olması ve bize bir cevap vermesi. Madem kalite çağında yaşıyoruz, bu da bir müşteri şikayeti olabilir kanısındayım. |
|